| Yazan: Levent Uysal | 18 Aralık 2006, Pazartesi | Sayfayı Yazdır | Tavsiye Et | Paylaş |
| Bilişim suçları dünyada 1980'lerden bu yana ve ülkemizde de rahmetli Ordinaryüs Profesör Dr.Sulhi Dönmezer öncülüğünde 1990'lardan bu yana tanımlı. İlk Bilişim Suçları kitabı da kendisinin asistanı Yard.Doç.Dr.Yılmaz Yazıcıoğlu tarafından 1990'ların son çeyreğinde yazıldı. Ama 2006 başına kadar Türkiye'de bilişim suçlarını takip eden merciler bulunmuyordu. Bu nedenle de bugüne kadar tutuklanan bir seks sitesi sahibi olayı duyulmamıştı. Çocuk Pornosu indirenlerin takip edildiğini de Buradaki linki tıklayarak kontrol ederseniz, 6 ay önce yazmışız. İşte geçtiğimiz bir kaç hafta içinde hızlı bir gelişme yaşadık. 1 aralıkta ilk tutuklanan seks sitesi sahibi H.Y.'den sonra ardarda pek çok site sahibi "müstehcenlik" ya da "çocuk pornosu" iddiası ile tutuklandı ya da gözaltına alındı. Bunların bir kısmının "hard porno" tabir edilen tarzda doğal olmayan cinsel ilişki görüntüleri yayınladıkları biliniyor. Bu nedenle de bu tür operasyonlar toplumun desteği ve onayını alıyor. Tahminen 20-30 arası web sitesi sahibi tutuklandı ya da gözaltında. Ancak özellikle dün ve bugün avukatlardan aldığımız bilgiye göre "kurunun yanında yaş da yanabiliyor". Bazı site sahiplerinin yeterli delil olmamasına ve suç oluşmamasına karşın tutuklandığı iddiaları 2 gündür hukuk ve internet kulislerinde tartışılıyor. Yanısıra bugün İzmir Karşıyaka'daki bir internet kafe sahibi, müşterisinin girdiğini iddia ettiği site nedeniyle gözaltına alınarak, sevk edildiği adliyede tutuklandı. Kafedeki 40 bilgisayarın hard disklerinde polis tarafından yapılan incelemede, bir bilgisayarın hard diskiyle, bir diz üstü bilgisayarda, çocuk pornosu sitesinden indirilmiş 20 GB'lik görüntü kaydı bulundu. Teknik incelemede, görüntülerin 12 Haziran 2006 günü indirildiği belirlendi. Zaten operasyon, Almanya'dan yayın yapan bir sitenin, Türkiye'deki 30'a yakın bilgisayar kullanıcısı tarafından ziyaret edildiği belirlenmesi nedeniyle, Interpol aracılığıyla durumun Türkiye'ye bildirilmesi üzerine başlatılmış. Bu olayda da tartışılan husus, internet cafe sahibinin, bir müşterisi tarafından indirilen içerik nedeniyle suçlanmasının doğru olup olmadığı. Veya tersine bir görüşle, bu cafe sahibinin suçlu değilse, olmadığını nasıl ispatlayacağı. Ama bugünlerde tartışılan asıl konu "kanun"lar. "Lar" diyoruz çünkü bir komisyon tarafından kapalı kapılar arkasında hazırlandığı ifade edilen ve içeriğinin "2001'de AB için hazırlanan Avrupa Siber Suçlar Konvansiyonu"nun kopyasının biraz geliştirilmesi olduğu düşünülen bir "Siber Suçlar Yasa Taslağı" konuşuluyorken ve demokratik bir ülkede kapalı kapılar arkasında yapılması eleştiriliyorken, birden karşımıza "Çocuk Pornosu" Yasası denilen başka bir yasa hazırlığı daha çıktı. Çocuk Pornosu ve doğal olmayan cinsel suçlar konusu hepimizin hassas noktası ve bu konularda dikkatli konuşmak zorundayız. Ancak bugün internet camiası "sansür mü geliyor" diye tartışmaya başladı. Nedeni, "İnternet Takip Merkezi" şeklinde adlandırılan oluşum. Sansürcü olmasıyla eleştirilen Çin'de bile olmayan böyle bir kurum acaba ne iş yapacak? Nasıl yapacak? Kıstasları neler olacak? İnterneti nasıl kontrol edecek? İşte bu noktada, yıllardan beri internet kullanıcılarına yaptığımız bir başka uyarı da gündeme geliyor. Türkiye'de Türk Telekom tekelinin, serbestleşmeye rağmen sürdüğü düşünülürse (yerel ağın paylaşıma açılması henüz 1 ayını doldurmadı ve henüz bu konuda kimsenin adım atmadığını, çünkü şartların ağır olduğunu söylememize gerek var mı?) şimdi soruyorum.. seslerini çıkarmayan, her türlü olayda kuzu kuzu davranan tüketiciler varken, Türkiye'de sansürü uygulamak neden zor olsun ki.. Düşüncelerinizi aşağıya ya da Turkiye'deki Bilişim-İnternet Suçları ve Suçlamaları bloguna yazabilirsiniz. |
| Yazan: Levent Uysal | 18 Aralık 2006, Pazartesi | Sayfayı Yazdır | Tavsiye Et | Paylaş |
| Bu Kategorideki Son 10 Yazı |
| Yorumlar |